Araştırma alanı yüksek rakımlı dağlar ve yaylalardan oluştuğundan kısa dalga boylu ışın yoğunluğu nedeniyle mutasyon oranında artmalar meydana gelmiş, dolayısıyla doğal bitki örtüsü olağanüstü çeşitlilik göstermiştir. Dağların yüksekliğine, morfolojik yapısı, toprak özellikleri, bakı durumu ve antropojen etkilere bağlı olarak bitkilerin oldukça farklı alanlarda yetiştiği gözlenmiştir. Araştırma alanında farklı ekolojik özellikleri nedeniyle birçok değişik yetişme ortamına rastlanmaktadır. Bu alanları aşağıdaki gibi özetlemek olasıdır.
Araştırma alanında özellikle 2400–3176 m arasında kayak pisti olarak kullanılan yüzeyler ve bunun dışında kalan kuzey alpin yamaçlar morfolojik olarak derin toprak yapısına sahip özelliktedir. Bu alanlarda güneşlenmenin az olması nedeniyle bitki örtüsü daha gür, toprak daha derin ve iklimsel faktörler bitki yetişmesi için güney yamaçlara göre daha uygundur. Ancak dağların zirvelerine doğru toprak homojenliğini kaybetmekte, kaba yapılı taş parçaları ve kayalarla kaplı yüzeyler artmaktadır. Taşların yüzeyleri ise yer yer liken ve yosunlarla kaplıdır. Kar örtüsünün uzun süre kalkmaması da bu alanlarda bitkiler için koruyucu etki oluşturmakta ortamı ekolojik olarak iyileştirilmiştir.
Araştırma sahasının güney yamaçlarında ise kuzey yamaçların tam tersi morfolojik ve ekolojik koşullar mevcuttur. Güney yamaçların özellikleri güneydoğu ve güneybatı yamaçlarda da hemen hemen aynıdır. Çünkü bu alanlarda sabah ve akşam güneşlenmesi söz konusudur. Güney yamaçlarda yoğun güneşlenme sonucunda bitki örtüsü yoğunluğu azalmış yamaç yüzeyleri büyük ölçüde taşlık ve kayalık görünümündedir. Toprak derinliği oldukça sığlaşmıştır. Bunun en önemli sebebi güneydoğudan esen şiddetli rüzgarlar nedeniyle kar örtüsü savrulmakta, bunun bir sonucu olarak çıplak kalan alanlar diğer yüzeylere göre daha fazla güneş almakta ve ısınmakta, toprak nemi ise azalmaktadır. Güney yamaçların bazı kesimleri tamamen bitkilerden yosun taşlık dağ yamacı görünümündedir.
Araştırma alanında kısmen kuzey yamaçlarda çoğunlukla da güney yamaçlarda erozyona uğramış sahalar bulunmaktadır. Bu kesimlerde uzun yıllardan beri aşırı ve bilinçsiz otlatma sonucunda şiddetli yarık ve yüzey erozyonu oluşmuştur. Dağların eteklerinde bunların bileşkesi olarak oldukça büyük oyuntulara rastlanmaktadır.
Araştırma sahasının kuzey ve güney yamaçları dışında en önemli yetişme ortamını tepelerin alt eteklerinde kar sularının oluşturduğu nemli, ıslak ve sulu ortamlar bulunmaktadır. Bu alanların güneş görmeyen kuzey üst kesimlerinde temmuz ayının ortalarında bile kar tabakasına rastlanmaktadır. Bu alanlar derin ve ince tekstürlü topraklarla kaplıdır. Bazı bölümlerinde oksijensiz turbalık ve bataklıkların oluşmasına neden olmuştur. Turbalık alanlar peat materyalleri bakımından oldukça zengindir.
Araştırma alanında alpin bitkilerin bir bölümü özellikle büyük kaya kütleleri ve taşlar arasında bulunmaktadır. Bu yerlerde kayaların az toprak bulundurması, aşırı ısınması ve rüzgarı bazı taraflarında almaması buralara özgü bitkilerin oluşmasını sağlamıştır.
Araştırma alanının 1800–2000 m’ler arasındaki bölümlerini düz ve düze yakın Erzurum Ovası toprakları oluşturmaktadır. Erzurum Ovasında Palandöken Dağlarında olduğu gibi fazla çeşitli yetişme ortamları yoktur. Ovada genellikle çayır bitkileri bulunmaktadır. |